Haber

prof. Dr. Erdik: Akkuyu, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik yönergelerine uygun olarak inşa edildi

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremin ardından Akkuyu Nükleer Santrali (NGS) sahasında ‘deprem riski’ tartışmaları gündeme yansıdı. Akkuyu NGS’nin deprem tehlikesi tespiti için 1975 yılından bu yana çeşitli çalışmalarda yer alan Prof. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın güvenlik yönergeleri.

Tasarım organizasyonuna ve mühendislik etüt raporlarının sonuçlarına atıfta bulunan uzmanlar, Akkuyu NGS projesinin tasarımının maksimum 9 büyüklüğündeki depremlere göre yapıldığını belirtiyor.

NGS inşaatı sırasında sismik faaliyetlerin düzenli olarak izlendiği vurgulanmaktadır. Akkuyu’nun verdiği bilgilere göre 2011 yılından 2017 yılına kadar Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (IAEA) tavsiyeleri doğrultusunda bağımsız araştırma kuruluşları tarafından Akkuyu NGS alanında çok sayıda araştırma yapıldı. Bu çalışmalar, nükleer santralin bulunduğu alanda, yarıçapı 300 kilometre, 25 kilometre ve şantiyeye bitişik 5 kilometre olacak şekilde gerçekleştirildi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Sarsıntı Araştırma Enstitüsü (Türkiye), Rusya Bilimler Akademisi-World Physics Institute (Rusya), Worley Parsons (Avrupa) ve RIZZO (ABD) gibi kuruluşlar tarafından yapılan bu çalışmalara göre Akkuyu’dan elde edilen parametreler, alanı, bu bölgenin nükleer santral olduğunu göstermektedir. santralinin inşası için ulusal ve uluslararası düzeydeki tüm yasal gerekliliklere uyduğunu teyit etmektedir.

“ULUSLARARASI ATOM ENERJİ KURUMU GÜVENLİK KILAVUZLARINA UYUMLU PROJE”

Sarsıntı tehlikesinin belirlenmesi için 1975 yılından bu yana yürütülen çeşitli çalışmalarda görev alan Prof. Dr. Akkuyu NGS. Dr. Mustafa Erdik, projeyle ilgili son dönemlerde dile getirilen tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdik, “6 Şubat 2023 ana depreminin (Mw7.7) merkez üssü Akkuyu NGS’ye 388 kilometre uzaklıkta. Bu depremde Akkuyu NGS sahasında ölçülen en büyük yatay yer ivmesi 4 cm/s2 seviyesinde. Bu seviye, Akkuyu NGS deprem tasarımı için kullanılan tasarıma dayanmaktadır: “Yatay ivme spektrumu ile ilişkili en yüksek ivme seviyesinin sadece 100’de biri.”

Erdik, Akkuyu NGS’nin deprem tehlikesinin belirlenmesi için Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (IAEA) nükleer tesislerinin konum değerlendirmesinde yer alan sarsıntı tehlikelerini kapsayan Özel Güvenlik Rehberi SSG-9’a göre çalışmaların yapıldığının altını çizdi. rehbere göre NGS sahasındaki deprem tehlikesinin belirlenmesi için saha çalışmalarının dört farklı aşamada ve detaylı olarak yapılması gerektiğini, bu çalışmaların detaylı bir şekilde yapıldığını ve sismo ile ilgili tüm bilgilerin verildiğini belirtti. -Bölgenin tektonik değerlendirmesi elde edilmiş ve raporlanmıştır.

Erdik, Akkuyu NGS’nin sarsma tasarımı için gerekli sarsıntı tehlikesi parametrelerinin birçok jeolojik, jeofizik, jeoteknik ve sismolojik teknik ve bilimsel çalışmaya göre belirlendiğini kaydetti. Akkuyu NGS’nin yer seçiminden bu yana deprem tehlikesi ile ilgili farklı dönemlerde çok sayıda çalışma yapıldığını belirten Prof. 1975 yılından beri Akkuyu NGS’nin deprem tehlike tespitlerinde görev alan bilim insanı.”

“DEPREM ZEMİN HAREKETİ MODELLEMESİ TASARIMIN ESASI OLARAK YAPILDI”

Akkuyu NGS’nin sarsıntı tehlikesinin belirlenmesi için çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Erdik, çalışmayı şöyle anlattı:

“Akkuyu NGS’nin deprem tehlikesi belirlemesi için, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (2018’den beri Nükleer Düzenleme Kurumu) kuralları, IAEA Güvenlik Rehberi SSG-9 (Nükleer Tesislerde Deprem Tehlikeleri Saha Değerlendirmesi, Özel Güvenlik Rehberi, No. SSG-) 9) Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, 2010) kuralları geçerlidir. SSG-9 kılavuzu, NGS alanındaki deprem tehlikesini belirlemek için aşağıdaki sırayla saha çalışmalarının dört farklı aşamada ve ayrıntılarda yapılmasını gerektirir: Bölgesel çalışma alanı (en az 300 km yarıçaplı alan), Yakın bölge çalışma alanı (en az 25 km yarıçaplı alan), Yakın çalışma alanı (en az 5 km yarıçaplı alan) ve NGS inşaat alanı (yaklaşık 1 km) . ve bildirildi.”

Akkuyu NGS’nin deprem tasarımı için gerekli olan deprem tehlike parametrelerinin birçok çalışmaya göre belirlendiğini kaydeden Erdik, şunları kaydetti: “IAEA SSG-9 kılavuzu kapsamında, NGS’nin deprem tasarımında kullanılan deprem yer hareketinin ortalama tekrarlanma periyodu, Akkuyu NGS 10.000 yıl olarak kabul edilmektedir.Bu tekrarlama süresinin sıradan bina tipi yapılarda 475 yıl, değerli sanat yapılarında 2475 yıl olduğu belirtilmelidir.Deprem tasarımında kullanılan tasarım tabanlı yatay ivme spektrumu ile ilgili en büyük ivme seviyesi Akkuyu NGS 388 cm/s2 olarak belirlenmiştir.”

“ECEMİŞ FAYI VE KIBRIS PAYI DAHİL TÜM FAYLAR AYRINTILI OLARAK İNCELENİYOR”

Akkuyu ile ilgili iddiaların kaynağı olan Kıbrıs Yayı ve Ecemiş Fayı dahil Akkuyu NGS sahası ve yakın bölgelerinde yaptıkları saha incelemelerini anlatan Erdik, şunları kaydetti:

“Akkuyu NGS deprem tehlikesine en fazla katkıda bulunan deprem kaynak bölgeleri şunlardır: NGS Bölgesi Yakını, Kıbrıs Arkı ve Ecemiş Fayı. Kapsamlı inceleme ve değerlendirmeler, Ecemiş Fay Zonu’nun Akdeniz’e bir uzantısının olmadığı sonucuna varmıştır. Ecemiş (Namrun) ) ve Kozan fayları ayrıntılı olarak ele alınmış ve özellikleri verilmiştir.Saha araştırmaları sırasında yapılan hendek çalışmalarında tüm sahayı ve çevresini kapsayan alanın faylanma ve/veya yüzeye atfedilebilecek özellikler göstermediği sonucuna varılmıştır. Deprem tehlikesi belirleme çalışmalarında, bu kaynaklarla ilgili deprem tehlikesi deterministik olarak gösterilmektedir. Ark Tremor Kaynak Zonu: ortalama deprem büyüklüğü Mw8.0 ve ortalama uzaklık 61 km ve Ecemiş Fayı Deprem Kaynak Bölgesi: ortalama sarsıntı g Mw8.0 olarak alınmış olup, ortalama mesafe 30 km’dir. 6 Şubat 2023 ana sarsıntısının (Mw7.7) merkez üssü Akkuyu NGS’den 388 kilometre uzaklıktadır. Bu depremde Akkuyu NGS’de ölçülen en büyük yatay yer ivmesi 4 cm/s2 seviyesinde olmuştur. Bu seviye, Akkuyu NGS deprem tasarımı için kullanılan tasarım tabanlı yatay ivme spektrumunun maksimum ivme seviyesinin sadece 1/100’üdür.”

“SARSLANMA TEHLİKESİNİN MİNİMUM OLDUĞU BÖLGE OLARAK TANIMLANMIŞTIR”

NGS amacıyla yürütülen çalışmaların 1965 yılında başladığını ve bu kapsamda incelenen mevkiler arasında Akkuyu bölgesinin ‘deprem tehlikesinin en az olduğu bölge’ olarak belirlendiğini hatırlatan Akkuyu, şöyle devam etti: Dr. Erdik, ilk çalışmaları da şöyle anlattı:

Akkuyu NGS bölgesi ile ilgili ilk jeolojik, jeofizik, jeoteknik ve sismolojik etütler Türkiye Elektrik Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından gerçekleştirildi. 1975-1979 ortalarında Türkiye Elektrik Kurumu tarafından yaptırılan Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi (DMAM) ve Emch-Berger, Basler und Hofman konsorsiyumu ve 1990 yılında Boğaziçi Üniversitesi-Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırması tarafından Akkuyu NGS Deprem Tehlike Değerlendirme Raporu hazırlanmıştır. Enstitü yayınlandı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu